Hakan Atilla davasında karar Çıktı! Birileri Şok Olacak!

safe_image

SONDAKİKA! HAKAN ATİLLA DAVASINDA KARAR ÇIKTI! FETÖCÜLER ÖMÜR BOYU HAPİS BEKLERKEN BAKIN NE KARAR ÇIKTI! İŞTE BUDUR!

 

 

Reza Zarrab davasında, New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde yargılanan ve jüri heyetinin kendisine isnat edilen altı suçlamanın beşinden suçlu bulunan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın alacağı cezayla ilgili karar duruşması bugün 17:00’de başladı. Hakim Berman, Atilla’ya 32 ay hapis cezası verdi. Atilla’nın içerde yattığı süre de göz önünde bulunduruldu.

Jürinin, kendisine isnat edilen altı ayrı suçlamanın beşinden suçlu bulduğu Mehmet Hakan Atilla için verilebilecek maksimum hapis cezası toplam 105 yıldı.

Duruşma salonuna önce Hakan Atilla’nın avukatları geldi. Ardından savcılar da kendilerine ayrılan masaya oturdular. 

Hakan Atilla duruşma salonuna girdi. Hakim Berman da salona giriş yaptı. Berman “Ele almamız gereken birçok konu var, bu biraz zaman alabilir. Bir saatten fazla olabilir, hatta iki saat sürebilir. Bu istisnai bir hüküm duruşması. Davayı izleyen ABD vatandaşlarının yanı sıra çok sayıda Türk vatandaşı da bu davayla ilgileniyor.” dedi.

Berman, İngilizce ve Türkçe dilinde bire bir konuşma dökümü alınmasını istedi. Berman’ın talep ettiği konuşma dökümlerine internet üzerinden erişilebilecek.

“MERHAMETLİ BİR CEZANIN VERİLMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

Hakim Berman, dava boyunca sunulan delilleri tekrar gözden geçirdi. İncelenen deliller arasında Hakan Atilla’nın Halkbank’ta görev yaptığı sırada görüştüğü ABD Hazine Bakanlığı Terör ve Mali İstihbarattan Sorumlu Müsteşarı David Cohen’in ifadesi de yer alıyor.

Hakim Berman ABD yasaları hakkında bilgi verdikten sonra “Bu davada, kitapta yazan mahkumiyetin değil, merhametli bir cezanın verilmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Berman “Hakan Atilla için müebbet hapis cezasının uygun, adil veya makul olacağı görüşünü tamamen reddediyorum” dedi. Berman, Atilla’nın sistemde “önemsiz bir rol” oynadığı gerekçesiyle cezanın hafifletileceğini söyledi.

Berman, savunmanın “kumpas kurma” suçlaması için cezanın hafifletilmesi talebini reddetti. Sanık veya işbirlikçileri suç sayılan eylemleri tamamlamamış olsaydı bu talep kabul edilebilirdi. Berman, Atilla’nın diğer kişilerden “ciddi olarak daha az kusurlu” olduğunu söyledi.

Berman’ın davayla ilgili şu sözleri dikkat çekti:

“Atilla, Zarrab’dan daha az kusurlu ve görünüşe göre Halkbank’taki yöneticisi olan Süleyman Aslan’ın talimatlarını yerine getiriyordu.”

“YEMİNLİ OLDUĞU HALDE YALAN İFADE VEREREK…”

Berman, davadaki ifadelerde Atilla’nın anlaşmaya “taş koyduğunun” ve işbirlikçilerin yaptığı öneriye “açık olmadığının” anlatıldığı bölümlere atıf yapıyor.

Berman, Atilla’nın davada yeminli olduğu halde yalan ifade vererek “adaletin tecelli etmesini engellediğini” söylüyor.

Berman’ın yalancı tanıklık dediği ifadelere örnek:

1- Atilla, OFAC’ın eski direktörü Adam Szubin’in kendisini “kenara çektiği” konuşmayı, “rutin bir görüşme” olarak lanse etti. Berman’a göre bu konuşma rutin değildi. Szubin, o konuşmada Atilla’yı sert bir şekilde uyarmıştı.

Atilla, Szubin ile yaptığı özel görüşme hakkında “Hayır, böyle bir şey hatırlamıyorum. Benimle bu kişi arasında, beni kenara çekip bir konuda uyardığı özel bir konuşma olmadı” demişti.

2- Naylon gıda ticaretiyle ilgili olarak Zarrab, İran’ın paralarını aktarabilmek için kurulan bir sistemi anlatmıştı. Atilla’ya, Zarrab’la bu naylon gıda ticaretinin konuşulduğu bir toplantıya katılıp katılmadığı sorulmuştu. Atilla “Zarrab ile bu konuyu hiç görüşmedik” demişti.

3- Dubai’dan buğday alındığını gösteren sahte belgeler. Ancak Dubai’de buğday yetişmediği belirlenmişti. 

Zarrab, Atilla’nın kendisine, Halkbank’tan verilen ve İran’la ticarette kullanılan belgelerde dikkatli olmasını söylediğini anlatmıştı. Atilla, bu iddiayı reddetmiş, Zarrab’a hiçbir zaman sahte evrak hazırlama konusunda fikir vermediğini söylemişti.

4- Atilla, “Hanımefendi, ben 47 yaşındayım ve hayatımda şimdiye kadar İran’a yönelik yaptırımların ihlalinin konuşulduğu bir toplantıya hiç katılmadım… Ve hiçbir zaman Zarrab ile bu konularda bir anlaşma yapmadım” demişti.

“ATİLLA ÇARKTA BİR DİŞLİYDİ”

Berman, “Bu davada merhametli, kılavuzun dışında bir ceza gerektiğine inanıyorum” dedi. 

Yargıç, hükümetin yaptığı hesaplamaların para tutarlarıyla ilgili olduğunu, bunların cezai nitelikte olacağını söyledi.

Berman “Hakan Atilla çarkta bir dişliydi ve bu anlamda işi yapmaya isteksiz olan bir dişliydi” dedi. 

Berman, savcıların, Atilla’nın sistemin beyni olduğu iddiasını reddetti. Berman, “Atilla verilen talimatları uyguluyordu” ifadelerini kullandı.

Berman, emsal davalara atıfla “açıkça mantıksız” bir hüküm vermek istemediğini söyledi. 

Berman, Atilla’nın suçlu bulunduğu dört ithamı gözden geçiriyor. Suçlamalardan ilki, ABD’yi dolandırmak için kumpas kurma.

Berman, davadan kısa süre önce Zarrab’ın hakkındaki tüm ithamlarda suçunu kabul ettiğini hatırlattı ve “Zarrab’ın ifadesinin inandırıcı olduğunu ve büyük oranda yalanlanmadığını düşünüyorum” diye konuştu.

Berman, Zarrab’ın karmaşık işlemleri karışık şemalarla nasıl gösterdiğini hatırlattı. Berman “Zarrab, Atilla’nın sistemde nasıl yer aldığını inandırıcı bir şekilde açıkladı” dedi. 

ZAFER ÇAĞLAYAN’A VERİLEN RÜŞVETLER

Hakim Berman, Zarrab’ın, Atilla’nın kimi zaman sisteme katılmak istemediğini bile söylediğini belirtti.

Berman, Zarrab’ın ifadesinde Zafer Çağlayan’a “ciddi miktarda” rüşvet verdiğini söylediğini hatırlattı. 

Zarrab duruşmalarda verdiği ifadesinde, Çağlayan’a toplamda en az 45-50 milyon Euro rüşvet verdiğini, bunun dışında başkalarına da rüşvet dağıttığını söylemişti.

Berman, “Açıkça görülüyor ki Atilla bu sistemden menfaat sağlamadı” dedi ve hükmün belirlenmesinde bunun önemli olduğuna dikkat çekti. Atilla, bu davada rüşvet almadığı belirlenen çok az kişiden biri.

“İSTEKSİZCE VEYA TEREDDÜTLE DE OLSA…”

Berman davanın sonuna gelindiğinde “Görünüşe göre Atilla, rüşvet alan Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın yönetimi altında, işini, kimi zaman isteksizce veya tereddütle de olsa yapan bir kişiydi” ifadelerini kullandı.

Berman, Atilla’nın ve avukatlarının yaptığı savunmalara değinerek şunları kaydetti: 

“Savunmanın doğrulayıcı iddiaları, hükümetin iddialarını çürütmek veya makul şüphe oluşturmak için açık bir şekilde yetersizdi.”

Berman, savcılığın iddialarına karşı çıktı. Atilla “baş mimar” değildi diyen Berman, Atilla’nın verilen talimatları uyguladığını tekrarladı.

Berman, Zarrab ile Aslan arasında geçen önemli bir konuşmayı hatırlatıyor: Konuşmada “Hakan Atilla’nın önerdiği yöntemle ilgili bir sorununuz var mı?” diye soruluyordu.

Berman, “Atilla ABD’de, ailesinden uzakta kilit altında kaldığı için hayatı alt üst oldu” dedi.. Yargıç, bu davadan önce Atilla’nın Türkiye’de “örnek olacak bir hayat” sürdüğünü söyledi.

Berman, Atilla’nın eğitiminden, askerliğinden, aile hayatından ve mesleki başarılarından bahsetti. Berman “Akıcı bir şekilde İngilizce konuşuyor ancak tedbiren mahkemede Türkçe tercüman kullandı” dedi. Berman, Atilla’nın tutuluğu MCC cezaevinde “örnek bir tutuklu” olduğunu ekledi.

GELEN MEKTUPLAR

Berman, Atilla’nın eğitiminden, askerliğinden, aile hayatından ve mesleki başarılarından bahsetti. Berman “Akıcı bir şekilde İngilizce konuşuyor ancak tedbiren mahkemede Türkçe tercüman kullandı” dedi. Berman, Atilla’nın tutuluğu MCC cezaevinde “örnek bir tutuklu” olduğunu ekledi.

Berman “Atilla ülkesinde ailesi, dostları ve meslektaşları tarafından son derece sayılan biri” dedi. Berman, 101 mektuptan oluşan bir deste gösterdi. Çoğu Türkçe yazılmış ve mahkeme personeli tarafından çevrilmiş mektuplarla ilgili Berman, mektupların kendisine “çok yardımcı” olduğunu söyledi.

Berman, mektupları okurken gözlerinin faltaşı gibi açıldığını söyledi. Mektupların sadece Atilla’yı değil, yazanları da çok iyi yansıttığını belirtti. Berman “Bu mektupları yazanlar Atilla’nın yaptırımları delme planındaki rolünü mazur gösteremez” dedi.

Berman mektupların, “Türk yetkililerin bu davayla ilgili kimi zaman kullandığı sert söylemle” taban tabana çeliştiğini söyledi.

Berman, birçok mektupta ABD adalet sistemine güvenildiği, adaletin yerini bulacağı ifade edildiğini belirtti. Yargıç Berman, duruşmada bir Halkbank çalışanının yazdığı mektubun tamamını okudu.

Mektupta, “Hakan Atilla burada olmasa da tüm konuşmalarımızın ve sohbetlerimizin konusu o. Bazı kişilerin aksine, o asla değerlerimize karşı gelmez” yazıyor.

Washington’daki Türkiye Büyükelçiliği’nden de bir mektup gönderildiği ortaya çıktı. Mektupta, davadaki iddiaları kabul etmedikleri yazıyor. “Elçilik, Atilla’nın acilen salıverilmesi için saygıdeğer kurumunuzun yardımlarını rica eder” deniyor.

Berman, davayla ilgili olarak “Bunun ciddi bir konu olduğunu düşünüyorum” dedi. Dava konusunun müttefikleri ve ulusal güvenliği etkilediğini belirten Berman “Aynı zamanda bu tutum tamamıyla Atilla’ya atfedilemez” ifadelerini kullandı.

“ATİLLA’NIN TEKRAR YAPMA İHTİMALİ YOK”

Berman, hükümetin, diğer bankaların yaptırımları delmesini engellemek açısından “caydırıcılığın önemli bir etmen” olduğunu savunduğunu hatırlattı. Berman, bunun açıkça önemli bir etmen olduğunu ancak Atilla’nın bunu tekrar yapma ihtimalinin neredeyse hiç olmadığını söyledi.

Berman, bu davanın esasının, daha kusurlu olan diğer kişiler üzerinde caydırıcı olacağını ekledi. Berman, birazdan tarafları ve Atilla’yı dinleyeceğini söylüyor.

Berman, “denetimli serbestlik” uygulamayı düşünmediğini söyledi. Atilla, cezasını doldurduktan sonra Türkiye’ye geri dönebilecek.

Berman, “Bu davada benzersiz bir koşullar dizisi var” dedi. Savcılık da, savunma makamı da, farklı nedenlerden dolayı davanın emsalsiz olduğunu söylemişti.

PARA CEZASI TARTIŞMASI

Taraflar, bu davada “zararın karşılanması” gibi durumun söz konusu olmadığında mutabık kaldı. Hükümet tarafı, 50 bin ila 500 bin dolar arasında bir para cezası talep ediyor. Ancak Yargıç Berman, Atilla’nın ödeyemeyeceği gerekçesiyle para cezası vermeyeceğini söyledi. 

Duruşmaya 5 dakika ara verildi.

Çeviri: Sebla Küçük

NE OLMUŞTU

Reza Zarrab yargı sürecinde savcılık adına itirafçı tanık olarak duruşmalarda ifade vermişti. New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde yaklaşık beş hafta süren duruşmaların sonunda 12 kişilik jüri heyeti, Hakan Atilla’ya, isnat edilen altı ayrı suçlamanın beşinden suçlu olduğuna karar vermişti.

Atilla’nın New York’ta tutuklanmasından itibaren başlatan yargı süreci şöyle gelişmişti:

Halkbank Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla, 23 Mart’ta giriş yaptığı New York JFK Havalimanı’nda gümrük memurları ve ajanlar tarafından kısa bir süre sorgulandıktan sonra ABD’ye girişine izin verilmişti.

New York’tan Londra’ya gitmek için 27 Mart günü tekrar JFK Havaalanına giden Atilla, FBI ajanları tarafından Reza Zarrab soruşturması kapsamında tutuklanmıştı. Atilla, Zarrab’ın da bulunduğu Manhattan’daki MCC Metropolitan Correctional Center Cezaevine götürülmüş, bu cezaevinde bir ayrı hücrelerde Zarrab’la birlikte kalmıştı.

Tutuklandıktan bir gün sonra mahkemeye çıkartılan Atilla’nın hakkında hazırlanan iddianame yüzüne okunmuş, Sulh Hakimi James C. Francis, Atilla’nın tutukluluğunun sürmesine hükmetmişti.

Atilla hakkında hazırlanan 40 sayfalık iddianamede görevinden alınan New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara’nın imzası vardı.

Hakan Atilla daha sonra, suçlandığı Zarrab davası hakimi Richard Berman’ın karşısına çıkmıştı. Atilla, Hakim Richard Berman’a hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini, Zarrab’la hiç bir ilişkisi olmadığını söylemişti.

24 Nisan 2017 tarihinde yeniden hakim karşısına çıkartılan Atilla’nın dosyası Zarrab dosyasıyla birleştirilmişti.

Atilla’nın avukatları, müvekkillerinin dosyasının Zarrab’dan ayrılmasını isteyip ayrı yargılanmasını talep etmişti. Hakim Berman, yapılan bir dizi ara duruşmanın ardından savcılığın argümanlarını haklı bularak, Atilla’nın kefalet talebini kabul etmemişti. Atilla’nın davasının, Zarrab dosyasından ayrılmaması ve Atilla’nın tutuklu olarak yargılanmasına hükmetmişti.

ZAFER ÇAĞLAYAN EKLENDİ

Zarrab davasının yeni iddianamesine eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan da eklenmesiyle, Atilla’nın şartları daha da ağırlaşmıştı. Hakim Berman davanın seyrinin yeni iddianameyle değiştiğini belirtmişti.

Zarrab davasına eklenen yeni sanıklarla ve yeni iddianameyle birlikte Hakan Atilla için istenen hapis cezasının süresi de artmıştı Hakan Atilla için istenen hapis cezasının toplamı 135 yıl olmuştu.

Zarrab soruşturmanın odak noktası olduğu iddia edilen Halkbank’ın ortaklık yapısı mahkemeye açıklanmıştı. Bilinenin aksine Halk Bankası’nın çok sayıda Amerikalı ortağı da olduğu ortaya çıkmıştı.

ZARRAB ORTADAN KAYBOLDU

Bir çok ara duruşma yapıldı sonuç alınamayınca hakim nihai kararını vererek davanın asıldan görüleceği ve 12 kişilik jüri heyetinin de yer alacağı duruşmaların 27 Kasım 2017 tarihinde başlamasına hükmetmişti.

Atilla, Türkiye’den telekonferans yoluyla bazı tanıkların dinlenmesini istemiş,hakim de bu talebi kabul etmişti. Sürenin Türkiye’deki tanıkların hazırlanması için yeterli olmadığı gerekçesiyle Atilla’nın yeniden duruşmaları erteleme talebi hakim tarafından reddedilmişti.

Sarraf’ın savcılıkla iş birliği yapıp başlayacak duruşmalarda Atilla’nın aleyhine tanıklık edeceği iddiaları ortaya atıldı. İddialar sonrası Sarraf birden ortadan kayboldu.

Türkiye ile ABD arasında Sarraf davası krizi yaşandı. Türkiye, Amerikalı makamlara Zarrab’ın nerede olduğunu sordu.

Zarrab’ın savcılıkla uzlaştığı ve tanık olacağı konusunda ilk resmi açıklama New York Güney Bölgesi Başsavcı yarımcısı David Denton’dan gelmişti. Denton, Sarraf’ın Mehmet Hakan Atilla’nın davasında anahtar bir tanık haline geleceğini belirtmişti. Savcı Yardımcısı Denton, 2011 yılından beri İran’a uygulanan ambargonun delinmesiyle ABD’nin güvenliğinin tehdit edildiğini öne sürmüştü.

Savunmanın erteleme talebini reddeden Hakim Berman, Zarrab’ın mahkemede tanık olarak dinleneceğini belirtmişti. Zarrab’ın hakkındaki suçlamaları kabul ettiği belirtilmişti.

Zarrab tanıklığa başladı. Reza Zarrab, Mehmet Hakan Atilla davasında tanık olarak verdiği ifadesinde Zafer Çağlayan’a rüşvet verdiğini belirtmiş, Atilla’ya ise asla rüşvet vermediğini söylemişti. Zarrab, Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’la 2012 başında görüştüğünü, önce reddedildiğini, arkasından da eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’dan Halk Bankası’yla çalışmak için yardımını istediğini söylemişti.

Çağlayan’ın işlemlerden elde edilecek gelirin yarısını isteğini ifade eden Zarrab, Çağlayan’a “Zafer Çağlayan’a 31 milyon 789 bin Euro, 2,5 milyon TL, 4,8 milyon Amerikan doları ödedim” demişti.

Zarrab eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler’den yardım istediğini, babasının Çin’deki bankalara referans mektubu vermesi için Barış Güler’e 100 bin dolar verdiğini öne sürmüştü. Zarrab, Barış Güler aracılığıyla Çin’de ortak aradığını belirtmişti.

Atilla ve Zarrab’ın arasındaki ilişki sorgulanmıştı. Savcılık ikilinin aralarında geçen konuşma tapelerini Zarrab’a sormuştu. Zarrab, rüşveti eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Süleyman Aslan’a verdiği ancak Atilla ile direk bir rüşvet ilişkisi olmadığını iddia etmişti.

SUÇLU BULUNDUĞU İDDİALAR…

Atilla ani bir kararla Türkiye’deki tanıklarının hiçbirinin duruşmaya katılmayacağını bunun yerine savcılığın tüm sorularını kendi yanıtlama kararı aldığını açıklamıştı.

Mehmet Hakan Atilla, avukatı Fleming’in kendisine yönelttiği sorular sırasında ailesinin fotoğraflarının gösterilmesi üzerine gözyaşlarına hakim olamamıştı. Atilla 269 gündür eşini göremediğini çocuğunu ise sadece 2 saat görebildiğini söylemişti.

Duruşmaların sonuna gelindiğinde 12 kişilik jüri heyeti kararını açıklamıştı. Atilla hakkındaki altı ayrı suçlamanın beşinden suçlu bulunmuştu. Atilla’nın suçlu bulunduğu iddialar; ABD ve özellikle de Amerika Maliye Bakanlığı’nı dolandırmak için kumpas kurmak, İran’a uygulanan Amerikan ambargosu ve Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası’nı (International Emergency Economic Powers Act) delmek için kumpas kurmak, bankacılık sisteminde sahtekarlık yapmak, Amerikan bankacılık sisteminde sahtekarlık yapmak için kumpas kurmak ve yasadışı finansal işlemlere bilinçli olarak göz yummak.

Savcılık Atilla için “Tamamen adil bir şekilde yargılandı. Açıkça görüyoruz ki, adil yargılamaya ek olarak adil bir ceza alacak” dedi.

AUSA (yardımcı savcı), Atilla’nın sistemde “önemsiz” değil, “önemli” bir katılımcı olduğunu söyledi. Savcı, “Atilla’nın uzmanlığı” sayesinde “sistemin devasa bir ölçeğe ulaştığını” belirtti. Savcı, Atilla’nın “lider” olmadığını ancak “liderlerden biri” olduğunu aktardı. “En azından bu durum, Atilla’nın rolünün önemsiz olmadığını gösteriyor” dedi. Savcı, “Atilla, İranlı petrol şirketlerinin üst düzey yetkilileriyle bir araya geliyordu” ifadelerini kullandı.

Savcı, “Atilla’nın yöneticisi olan Süleyman Aslan, naylon gıda ticaretinden bahsederken bunun ‘Atilla’nın yöntemi’ olduğunu söylüyor” diye ekledi. ABD’li Savcı, sistemdeki ortalama katılımcıları sayıyor, aralarında “altın kuryeleri, para kuryeleri” ve önemsiz roller oynayan İranlı yetkililerin bulunduğunu söyledi ve “Atilla bunlardan biri değil” dedi. Savcı, Yargıç Berman’ın Atilla hakkındaki “isteksiz katılımcı” yorumuna geçti.

ABD’li Savcı, Atilla’nın sistemdeki rolü hakkında ABD Hazine Bakanlığı yetkililerine yıllarca yalan söylediğini iddia etti, Atilla’nın “Kimse bana yapmak istemediğim bir şeyi yaptıramaz” sözlerini hatırlattı. Savcı “Atilla’nın sahte gıda ticareti konusunda ‘ahlaki veya hukuki’ anlamda isteksizliği yoktu, sadece ‘yakalanma kaygısı’ vardı” ifadelerini kullandı.

Savcı, “Bu durumun, Atilla’nın çarkta bir dişli veya suçta gönülsüz iştirakçi olmadığı gerçeğiyle tutarlı olduğunu düşünüyoruz. ABD’de bilinen ve yargı önüne çıkarılan en büyük yaptırım ihlali davası bu. Devasa bir kapsamı ve ölçeği var” dedi. Savcı, “Bu, dünyadaki en büyük terör destekçisi devletin nükleer olanaklarıyla ilgili bir dava” ifadelerini kullandı. Savcı, yaptırım ihlalinin “kapsam olarak çok büyük olduğunu” ve İran ile Batı arasındaki nükleer müzakereleri kastederek “zamanlamasının önemli” olduğunu söyledi.

Savcı, “Bana kalırsa bu geçici bir yoldan sapma değil” dedi. Atilla’nın tutuklandığı anları gösteren videoda “dürüst davranmadığını” söyledi. Savcı, “Bir pürüz çıkınca, Atilla dürüstlüğü ve tutarlılığı değil, yalan ve hileyi seçti” dedi.

Savcı, ABD hükümetinin 105 yıl hapis cezası veya müebbet hapis cezası talep etmediğini belirtti. Yaklaşık 20 yıllık bir ceza verilmesini tavsiye ettiğini söyledi. Bu süre, kitapta önerilen cezadan 80 yıl daha az.

Bunun üzerine Hakim Berman “32 ay hapis cezası vermeyi düşünüyorum. Sanığın tutuklu olduğu süre, cezadan düşürülecek” dedi. Hakimin kararını açıklamasının ardından dava sona erdi.

Çeviri: Sebla Küçük

 

Kaynak: http://www.makalegundem.com/genel/hakan-atilla-davasinda-karar-cikti-birileri-sok-olacak/

 

 

Advertisements

Ein Gedanke zu “Hakan Atilla davasında karar Çıktı! Birileri Şok Olacak!

  1. Pingback: Hakan Atilla davasında karar Çıktı! Birileri Şok Olacak! — News Special 24 | Kıbrıslı Osmanlı Evladı

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

w

Verbinde mit %s